Kurtulu? Sava??na ba?lad???m?z?n onbe?inci y?l?nday?z. Bugün
Cumhuriyetimizin onuncu y?l?n? doldurdu?u en büyük bayramd?r.
Kutlu olsun!
Bu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne
kavu?man?n en derin sevinci ve heyecan? içindeyim.
Yurtta?lar?m!
Az zamanda çok ve büyük i?ler yapt?k. Bu i?lerin en büyü?ü, temeli, Türk
kahramanl??? ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.
Bundaki muvaffakiyeti, Türk Milletinin ve onun de?erli ordusunun bir
ve beraber olarak, azimkarane yürümesine borçluyuz.
Fakat yapt?klar?m?z? asla kafi göremeyiz, Çünkü, daha çok ve daha
büyük i?ler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.
Yurdumuzu, dünyan?n en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine
ç?karaca??z. Milletimizi, en geni? refah vas?ta ve kaynaklar?na sahip
k?laca?iz. Milli kültürümüzü, muasir medeniyet seviyesinin üstüne
ç?karaca??z.
Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmis as?rlar?n gev?etici zihniyetine
göre de?il, asr?m?z?n sürat ve hareket mefhumuna göre dü?ünülmelidir.
Geçen zamana nispetle daha çok çal??aca??z, daha az zamanda daha
büyük i?ler ba?araca??z. Bunda da muvaffak olaca??m?za ?üphem
yoktur.
Çünkü,Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti
çal??kand?r;Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti milli birlik ve
beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmi?tir. Ve çünkü, Türk milletinin,
yürümekte oldu?u terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafas?nda
tuttu?u me?ale, müspet ilimdir.
?unu da ehemmiyetle tebaruz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti
olanTürk milletinin tarihi bir vasf? da, güzel sanatlar? sevmek ve onda
yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini,
yorulmaz çal??kanl???n?, f?tri zekas?n?, ilme ba?l?l???n?, güzel sanatlara
sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vas?ta ve
tedbirlerle besleyerek inki?af ettirmek milli ülkümüzdür.
Türk milletine çok yak??an bu ülkü, onu, bütün be?eriyette, hakiki
huzurun temini yolunda, kendine dü?en medeni vazifeyi yapmakta
muvaffak k?lacakt?r.
Büyük Türk milleti!
On be? y?ldan beri, giri?ti?imiz i?lerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi
i?ittin. Bahtiyar?m ki, bu sözlerimin hiç birinde milletimin hakk?mdaki
itimad?n? sarsacak bir isabetsizli?e u?ramadim.
Bugün, ayn? iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir
bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet oldu?unu,
bütün medeni alem az zamanda bir kere daha tan?yacakt?r. Asla
?üphem yoktur ki, Türklü?ün unutulmu? büyük medeni vasf? ve büyük
medeni kabiliyeti, bundan sonraki inki?afi ile, at?n?n yüksek medeniyet
ufkundan yeni bir güne? gibi do?acaktir.
Türk milleti!
Ebediyete ak?p giden her on senede, bu büyük millet bayram?n? daha
büyük ?ereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlaman? gönülden
dilerim.
Ne mutlu Türküm diyene!
Ankara, 29 Ekim 1933
Nutuk`un Gizli ?ifresi
Beyin cerrah? Dr.Muammer Yüksel ile biyofizik uzman? Dr.Erhan K?z?ltan,bir bilimsel ara?t?rma için bir araya gelip çal??maya ba?lar.Bu ara?t?rma için gerekli olan bilgisayar program?n? Dr.Erhan K?z?ltan yazar. Program?n çal???p çal??mad???n? denemek için o s?rada bilgisayarda tam metni haz?r olarak bulunan Atatürk'ün 15-20 Ekim 1927 tarihleri aras?nda CHP kongresinde okudu?u Büyük Nutuk'unu programa koyarlar. Bir süre sonra, program Nutuk'un içinde her kelimenin kaçar kez tekrarland???n? ortaya ç?kar?r.?ki bilim adam?, lk olarak Nutuk'da 19'ar kez tekrarlanan kelimeleri ilk kullan?m s?ralar?na göre bir araya getirerek bir metin ortaya ç?kar?rlar. 19 rakam? Atatürk'ün hayat?nda önemli bir yer tutmaktad?r.
ÇÜNKÜ;
*Atatürk,19.yüzy?l?n bitmesine 19 y?l kala 1881 de do?du.1881 19'un 99 kat?.
*1881,Rumi takvime göre 1297'ye denk gelir.1+2+9+7:19
*Selanik'de do?du.Selanik sözcü?ünün ''ebced'' (Arapça'da her harfin say?sal bir de?eri oldu?unu belirten hesap) hesab?yla de?eri 171'dir.171 19'un 19 kat?d?r.
*Nüfüs kütü?ünde s?ra numaras? 19'dur.
*Nüfus Cüzdan? numaras? 999814'tü.Bu say? 19'un 52 bin 306 kat?.
*?stanbul Harp Okulu'na 1900'de kay?t oldu.1900 19'un 100 kat?d?r.Bu s?rada ya?? 19'du.
*Harp Akademi'sine 57.inci devre olarak girmi?dir.57 19'un 3 kat?.
*Atatürk Harp Okulunu 20'nci olarak bitirdi.Subaylardan birisi yabanc?yd?.Bu nedenle mezun olan 19'uncu subay oldu.
*Yüz ba?? olarak orduya kat?l?? s?ras? 38'di.19'un iki kat?.
*Çanakkale Sava?lar?'n?n zaferle sonuçlanmas?nda büyük rol oynayan 19.uncu tümeni kurdu.
*19 may?s 1915' de albay oldu.
*Komutan? oldu?u alay?n numaras?da 38' di.19'un 2 kat?.
*Komutan? oldu?u bir ba?ka alay?n numaras? 57'ydi.19'un 3 kat?.
*19 Mart 1916'da tu?general oldu.
*19 Aral?k 1904'de Y?ld?z Saray?'na ça?r?ld?.
*19 May?s 1919'da Samsun'a ç?karak Kurtulu? Sava??n? ba?latt?.O zaman 38 ya??ndayd?.Yani 19'un 2 kat?.
*Atatürk'ü Samsun'a götüren Band?rma vapurunun 19 yolcusu vard?.
*Samsun'da 19 gün kald?.
*4 Temmuz 1919'da Erzurum'a gitti.19 gün sonra 23 Temmuz'da Erzurum Kongre'sini toplad?.
*4 Eylül 1919 Sivas Kongresi'nden 114 gün sonra 27 Aral?k 1919'da Ankara'ya gitti.114 19'un 6 kat?.
*Mili Mücadele'ye ba?lanmas? için komutanlar?yla yapt??? konu?man?n tarihi 19 Kas?m 1919'du.
*TBMM'nin kurulmas?na 19 Mart 1920'de karar verdi.
*19 Eylül 1921'de mera?ellik ve gazilik ünvan? ald?.
*Gençli?e Hitabe'de 19 cümle vard?r.
*Mustafa Kemal Atatürk ad?nda 19 harf var.
*Atatürk'ün Latife Han?m ile olan evlili?i 912 gün sürdü.912 19'un 48 kat?.
*10 Kas?m 1938'de öldü.1938 19'un 102 kat?d?r.
*57 y?l ya?ad?.19'un 3 kat?d?r.
Ya?am?n?n ilk 19 y?l?nda askerli?e haz?rland?.?kinci 19 y?l?nda asker olarak hizmet verdi.Üçüncü 19 y?l?nda ise ülkenin kurtar?c?s? ve devlet ba?kan? olarak görev yapt?.
*Öldü?ünde yata??n?n alt?nda bulunan otomatik silahta 19 mermi vard?.
*Cenaze namaz? 19 Kas?m 1938'de Dolmbahçe Camii'nde k?l?nd?.
*Atatürk'ün ölümü üzerine silah arkada?? ?smet ?nönü'nün Türk Milletine yazd??? beyanname 19 cümledir.
*Cenazesinde çal?nan Chopin'in cenaze mar??n?n numaras? 19'dur.Bu mar?ta 19 nota vard?r.
*Miras olarak 19.000 lira b?rakm??d?r.Yani 19'un 1000 kat?.
*''Ne mutlu Türküm Diyene'' cümlesi 19 harfdir.
*''?stikbal Göklerdedir'' cümlesi de 19 harfdir.
*?stanbul Akaretler'de kald??? evin numaras? 19'dur.
??te bu nedenle,NUTUK'da 19'ar kez tekrarlanan kelimelerden bir metin olu?turan Dr.Muammer Yüksel ile Dr.Erhan K?z?ltan,Osmanl?ca sözcükleri günümüz Türkçe'sine çevirir baz? eksik cümleleri,anlam?n? bozmayacak ?ekilde tamamlar.Sonuçta ortaya ?u ?a??rt?c? metin ç?kar.
''TÜM SEÇK?N TEMS?LC?LER M?LLETE H?ZMET ETMEK YER?NE GÖREVLER?N? YER?NE GET?RMEMEKTED?RLER.BUNLARIN KANUNLARA B?LF??L UYMALARI GEREKT???N? BEL?RT?N?Z.
?UNU SÖYLEY?N?Z:
YAKIN ZAMANA KADAR MEVCUT FAAL?YETLER? BA?KA GÖZLE GÖRMEYE ÇABALAYANLAR ARTIK DURUMUN FARKINA VARMI?LARDIR.KUMANDANLARIN (ASKERLER VE YÖNET?C?LER) H?ZMET ETMELER?NE S?Z ENGEL OLUYORSUNUZ.OLAYLARI TAM OLARAK DÜ?ÜNEN HER K??? BUNUN NEDEN?N?N HÜKÜMET OLDU?UNU GÖRÜR.TÜM BA?KANLIK S?STEM? B?ZCE SU?ST?MAL ED?LMEKTED?R.TOPLANACAK TARAFLAR SAYICA AZ OLSA B?LE AZAM? SAYIDAK? DÜ?MANIN KAR?ISINDA DURMALIDIR.BU ÇA?RIYI YAPMASI GEREKEN YÜZ BA?ILARDIR.BÜYÜK ?EREFL? CEPHE DÜ?ÜNÜLMEL?D?R.
Bu metin 2 bilim adam?n? çok ?a??rt?r.Çünkü günümüz Türkiye'si ile ilgili ipuçlar? vermektedir.Bir ba?ka deyi?le Atatürk,100 y?l önceden Türkiye'de olup bitecekleri görmü? gibidir.Dr.Muammer Yüksel ve Dr.Erhan K?z?ltan ara?t?rmalar? s?ras?nda 19'ar kez tekrarlanan sözcükler de bulur.Bu sözcüklerle olu?turdaklar? metin ise,Türkiye'deki bölücülük hareketinin ne a?amaya geldi?ini 100 y?l önceden gösterir gibidir.
''MAKSADIN ANLA?ILIYORDU.TAR?H? V?LAYET?N AHAL?S?N? BÖLÜP D?YARBAKIR KÜRT DEVLET?N?N KURULMASINA YOL AÇMAK.MEMLEKET?N ?Ç?NDE BULUNDU?U DURUM KES?NL?KLE B?R?S?N?N DURUMA MÜDAHALE ETMES?N? GEREKT?RCEKT?R.?Ç?NDE BULUNULAN SOMUTSUZ KO?ULLAR GERE??NCE BA?IMSIZ GRUPLAR HAREKETE GEÇECEKT?R.Y?RM? VAK?T SONRASINDA BU DE?ERLEND?RMEY? K?M YAPACAK VE EYLEME GEÇECEKT?R.
Bu metinde yer alan ''Y?RM? VAK?T'' ifadesini ilgi çekici bulan iki bilim adam? bir ara?t?rma yapar.Vard?klar? sonuç ?a??rt?c?d?r.Güneydo?u'da bir Kürt devleti kurmak için yola ç?kan Abdullah Öcalan PKK'y? 1978'de kurmu?tur.Öcalan 1999'da yakalanm??t?r.Bir ba?ka deyi?le eylemlere ba?lad??? y?l ile yakaland??? y?l aras?nda 21 sene vard?r.Bu da Atatürk'ün ''Y?RM? VAK?T'' deyimine uygun bir zamand?r.?ki bilim adam?n?n yorumuna göre,bu 20 vakit dolmu?tur.Ve ülkenin bölünmesini engellemek için eyleme geçilmesi zaman? gelmi?tir.Nutuk'u iki bölüm halinde kitapla?t?r?ld???n? göze alan Dr.Muammer Yüksel ile Dr.Erhan K?z?ltan,kitab?n 'belgeler' bölümünde de 19'ar kez geçen sözcükleri aray?p bulur ve yeni bir metin ortaya ç?kar?r.
''DÜ?ÜNDÜKLER?N? AÇIKÇA SÖYLEYEN PEK ÇOK K???N?N ORTAK F?KR?;HÜKÜMET?N BUGÜN DÜNYAYA YAKIN DURMASININ ASIL NEDEN?N?N SEC?MLE KEND?LR?NE VER?LEN GÜCÜ KULLANARAK S?STEME RESMEN AYKIRI F?K?RLER? UYGULAMAYA CALISMASIDIR.GERCEK YÜZÜ BELL? OLMAYAN AZINLIKTA OLAN YÖNET?M MERKEZ?, GERCEK YÖNET?M?N,ANKARA'NIN D?KKAT?N? CEKMEK ZORUNDADIR.RÜ?VETC? VAL?LER?N (YÖNET?C?LER) CUMHUR?YET ?LKELER? YER?NE KEND? ÇIKARLARINA YÖNELMELER? MÜDAHALEY? GEREKT?R?R.''
Dr.Muammer Yüksel ile Dr.Erhan K?z?ltan bu son metni günümüz Türkiye'sini anlatt???n? dü?ünüyor.?ki bilim adam? bu çal??may? kitap haline getirdi.'Neden Kitap'tan ç?kan ve ''NUTUK'DAK? G?ZL? H?TAPE'' ad?n? ta??yan kitab?n önümüzdeki günlerde epey tart??ma yarataca?? ortada.Çünkü kitapta Atatürk'ün Gençli?e Hitabe'sinin hangi anlama geldi?i ve hitabedeki uyar?lar?n hangi zaman diliminde geçerli olaca?? da yine 19 formülü ile aç?klan?yor. Sonuç olarak;
ZAMANININ ?LER?S?NDEK? ADAM OLARAK N?TELENEN ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN 100 YIL ÖNCE YAZDI?I NUTUK,GÜNÜMÜZ TÜRK?YE'S?N?N ?Ç?NDE BULUNDU?U DURUMU ÇOK NET OLARAK ORTAYA KOYUYOR.
ATATÜRK'ÜN GÖRMEZDEN GEL?NEN VE TÜRK ?NSANINA
Ö?RET?LMEK ?STENMEYEN BAZI ÖZDEY??LER?
--"Ben her ?eyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle do?dum. Böyle
ölece?im. Türk birli?inin, bir gün hakikat olaca??na inanc?m vard?r.
Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyalar? içinde
kapayaca??m. Türk birli?ine inan?yorum, onu görüyorum. Yar?n?n
tarihi, yeni fas?llar?n? Türk birli?iyle açacakt?r. Dünya sükununu
bu fas?llar içinde bulacakt?r. Türk'ün varl??? bu köhne aleme yeni
ufuklar açacak, güne? ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek."
--"Bu memleket, dünyan?n beklemedi?i, asla ümit etmedi?i bir
müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu
sahne 7 bin senelik, en a?a?? bir Türk be?i?idir. Be?ik tabiat?n
rüzgarlar?yla salland?. Be?i?in içindeki çocuk tabiat?n
ya?murlar?yla y?kand?. O çocuk tabiat?n ?im?eklerinden,
y?ld?r?mlar?ndan, kas?rgalar?ndan evvela, korkar gibi oldu; sonra
onlara al??t?; onlar? tabiat?n babas? tan?d? onlar?n o?lu oldu. Bir
gün o tabiat çocu?u tabiat oldu; ?im?ek, y?ld?r?m, güne? oldu; Türk
oldu. Türk budur. Y?ld?r?md?r. Kas?rgad?r, dünyay? ayd?nlatan
güne?tir.
Tanr? nasip eder, ömrüm vefa ederse; Musul, Kerkük ve Adalar? geri
alaca??m. Selanik’de dahil Bat? Trakya'y? Türkiye hudutlar? içine
kataca??m. !
Türkiye Türklerindir!
?stanbul'da ç?kan bir gazeteyi Ka?gar’da ki Türk de anlayacakt?r."
Kan?n? ta??yandan ba?kas?na inanma!
Bir gün, ressamlar Türk'ün simas?n? kaybederlerse, y?ld?r?m?
als?nlar, yap?versinler.
Hayattaki yegane üstünlü?üm, Türk do?makt?r! Muhterem milletime ?unu
tavsiye ederim ki; sinesinde yeti?tirerek ba??n?n üstüne kadar
ç?karaca?? adamlar?n kan?ndaki, vicdan?ndaki cevher-i asli'yi çok
iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin."
Biz do?rudan do?ruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz.
Cumhuriyetimizin dayana?? Türk toplulu?udur. Bu toplulu?un fertleri
ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o toplulu?a dayanan cumhuriyet
de o kadar kuvvetli olur
Beni ola?anüstü bir ki?i olarak yorumlamay?n?z. Do?u?umdaki tek
ola?anüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir
Türk budur: Y?ld?r?md?r, kas?rgad?r, dünyay? ayd?nlatan güne?tir
Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk dü bugün de
Türk tür ve sonsuza dek Türk olarak ya?ayacakt?r
Yeti?ecek çocuklar?m?za ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu
ne olursa olsun, en evvel, her?eyden evvel Türkiye'nin istikbaline,
kendi benli?ine, millî an'anelerine dü?man olan bütün unsurlarla
mücadele etmek lüzumu ö?retilmelidir
Yüksel Türk! Senin için yüksekli?in hududu yoktur. ??te parola budur!
Türk çocu?u ecdad?n? tan?d?kça daha büyük i?ler yapmak için kendinde
kuvvet bulacakt?r.
Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri de dildir. Türk
milletindenim diyen insan, her ?eyden önce ve kesinlikle Türkçe
konu?mal?d?r. Türkçe konu?mayan bir insan Türk kültürüne, toplu?una
ba?l?l???n? iddia ederse buna inanmak do?ru olmaz."
Millet sevgisi kadar büyük sevgi yoktur. Kurtulu? Sava??'nda benim
de milletime etti?im birtak?m hizmetler olmu?tur zannederim. Fakat,
bunlardan, hiçbirini kendime maletmedim. Yap?lan?n hepsi milletin
eseridir dedim. Aranacak olursa do?rusu da budur. Mazide say?s?z
medeniyet kurmu? bir ?rk?n ve milletin çocuklar? oldu?umuzu ispat
etmek için, yapmam?z laz?m gelen ?eylerin hepsini yapt???m?z? ileri
süremeyiz. Bugüne ve yar?na b?rak?lm?? daha birçok büyük i?lerimiz
vard?r. ?lmi ara?t?rmalar da bunlar aras?ndad?r. Benim arkada?lar?ma
tavsiyem ?udur: ?ahs?n?z için de?il fakat mensup oldu?umuz millet
için elbirli?i ile çal??al?m. Çal??malar?n en büyü?ü budur."
Büyük devletler kuran ecdad?m?z, büyük ve ?ümullü medeniyetlere de
sahip olmu?tur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklü?e ve cihana
bildirmek bizler için bir borçtur.
Bütün dünya bilmeli ki; kar??m?zda böyle bir dü?man oldukça onu
affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Dü?mana merhamet, aciz
ve zaaft?r; bu insaniyet göstermek de?il, insanl?k hassas?n?n yok
oldu?unu ilan eylemektir.
Yurtta?lar?m! Az zamanda çok ve büyük i?ler yapt?k. Bu i?lerin en
büyü?ü, temeli Türk kahramanl??? ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye
Cumhuriyeti'dir.
Türklük, benim en derin güven kayna??m, en engin övünç dayana??md?r.
Türk Milleti yüzy?llardan beri hür ve müstakil ya?am?? ve istiklâli
ya?amak için ?art saym?? bir kavmin kahraman evlatlar?ndan
ibarettir. Bu millet istiklalsiz ya?amam??t?r, ya?ayamaz ve
ya?amayacakt?r.
Ulusal varl???m?za dü?man olanlarla dost olmayal?m. Böylelerine
kar??...'Türk'üm ve dü?man?m sana, kalsam da bir ki?i!' diyelim.
Muhtaç oldu?un kudret damarlar?ndaki AS?L kanda mevcuttur...
"Kendi kan?n? ta??yandan ba?kas?na inanma..." M. Kemal Atatürk
"Türk olmak için önce kan? Türk olmak laz?md?r.
Ondan sonra dili Türk olmak laz?md?r.
Ondan sonra dile?i Türk olmak laz?md?r."
(Hüseyin Nihal Ats?z)
ATATÜRK
Bir önsezi, bir talimat
" Bugün Sovyetler Birli?i dostumuzdur, kom?umuzdur, müttefikimizdir.
Bu dostlu?a ihtiyac?m?z vard?r. Fakat yar?n ne olaca?? n? bugünden kimse kestiremez.
T?pk? Osmanl? gibi, t?pk? Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir.
Bugün elinde s?ms?k? tuttu?u milletler avuçlar?ndan kaçabilirler.
Dünya yeni bir dengeye ula?abilir. ??te o zaman Türkiye ne yapaca??n? bilmelidir...
Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inanc? bir, özü bir karde?lerimiz vard?r.
Onlara sahip ç?kmaya haz?r olmal?y?z. Haz?r olmak o günü susup beklemek de?ildir.
Haz?rlanmak laz?md?r. Milletler buna nas?l haz?rlan?r?
Manevi köprüleri sa?lam tutarak, Dil bir köprüdür.
?nanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür.
Köklerimize inmeli ve olaylar?n böldü?ü tarihimizin içinde bütünle?meliyiz.
Onlar?n (d?? Türklerin) bize yak?nla?mas?n? bekleyemeyiz.
Bizim onlara yakla?mam?z gerekli..."
Mustafa Kemal ATATÜRK ( 29 ekim 1933 )
Mustafa Kemal ATATÜRK ve MEVLANA
Y?l 1922... Kas?m ay?n?n 1'i... Büyük önder, büyük devrimci, Türk milletinin ba?ö?retmeni ve dünya ülkelerinin gelecekte kendisini örnek alaca?? seçilmi? insan Gazi Mustafa Kemal Pa?a Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki konu?mas?n? yapmak için kürsüdeki yerini al?yor. O ?im?ekler çakan gözleri ile arkada?lar?na bak?yor ve konu?mas?na ?u cümle ile ba?l?yor: "Efendiler! Tanr? birdir, büyüktür...". Evet, o büyük insan gerçek bir dindard?. Belirli çevrelerin daha ba?tan itibaren Atatürk’ün sözde dinsiz ve dine kar?? oldu?unu yaymak istemelerine ra?men, o laik zihniyete sahip "dindar" bir ki?iydi. O, kal?plara s??mayan, ?ekilcilikten uzak, gösteri? içermeyen ve Hz. Muhammed'in buyurdu?u "yüksek ahlak" üzerine kurulmu? dinin a????yd?. O ?slamiyet’in kayna??ndaki saf ?ekline ba?l?yd?.
29 Ekim 1923’de Frans?z yazar Maurice Pernot’ya verdi?i demeçte bu safl??? kendisi ?öyle tan?ml?yor: "Türk milleti daha dindar olmal?d?r. Yani bütün sadeli?i ile dindar olmal?d?r demek istiyorum. Hakikate bizzat nas?l inan?yorsam dinime de öyle inan?yorum. ?uura muhalif, terakkiye mani hiçbir ?ey ihtiva etmiyor. Halbuki, Türkiye’ye istiklalini veren bu Asya milletinin içinde daha kar???k, suni itikatlardan ibaret bir din daha vard?r. Fakat bu cahiller, bu acizler s?ras? gelince ayd?nlanacakt?r."
Ba?ö?retmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Konya konu?malar?, Atam?z?n din hakk?ndaki görü?lerini ortaya koymas? aç?s?ndan çok önemli bir yer tutmaktad?r. ??te 20-23 Mart 1923 tarihleri aras?nda Konya’y? ziyareti s?ras?nda yapt??? konu?madan bölümler: "?slamiyet’in ilk parlak devirlerinde geçmi?in mahsulü olan sa?l?ks?z adetler bir zaman için kendini göstermemi? ve yüze ç?kmam??sa da, biraz sonra ?slamiyet’in gerçeklerine sar?lmaktan ?slam esaslar?na göre hareket etmekten çok, geçmi?in mirasa olan adet ve inançlar? dine kar??t?rmaya ba?lam??lard?r.
Bu yüzden ?slamiyet’e dahil bir ak?m kavimler, ?slam olduklar? halde dü?meye, sefalete, gerili?e maruz kald?lar. Geçmi?lerin kötü ve bat?l al??kanl?klar? ve bu suretle gerçek ?slamiyet’ten uzakla?t?klar? için
kendilerini dü?manlar?n?n esiri yapt?lar.
Bu ?slam kavimleri içinde Türkler, milli gelenek ve görenekleri itibariyle bir taraftan ?ran, di?er taraftan Arap ve Bizans milletleri ile temas halindeydiler. ?üphe yok ki temaslar?n milletler üzerinde etkileri görülür. Türklerin temas etti?i milletlerin o zamanki medeniyetleri ise çökmeye ba?lam??t?. Türkler bu milletlerin kötü adetlerinden, fena yönlerinden etkilenmekten nefislerini men edememi?lerdir. Bu hal, kendilerinde bozukluk, cehalet ve insanl?ktan öte zihniyetler do?urmas?ndan uzak kalmam??t?r. ??te gerileyi?imizin belli ba?l? sebeplerinden birini bu nokta te?kil ediyor.
Milletimizin gerçek din bilginleri, din bilginlerimiz aras?nda da milletimizin hakk?yla iftihar edebilece?i bilginlerimiz vard?r. Fakat bunlara mukabil ilim kisvesi alt?nda hakikatten ilimden uzak, gere?ince ilim tahsil edememi?, ilim yolunda lay??? kadar ilerleyememi? hoca k?yafetli cahiller vard?r. Bunlar?n ikisini birbirine
kar??t?rmamal?y?z. Efendiler, gerçek din bilginleri ile dine zararl? uleman?n birbirine kar??t?r?lmas? Emeviler zaman?nda ba?lam??t?r. Bilindi?i üzere S?ff?n vak?as?nda Hz. Ali’nin ordusuna kar?? m?zrak uçlar?na Kuran-? Kerim
sayfalar?n? takarak sald?rd?lar. ??te o zaman dine fesatl?k, ?slam aras?na nefretlik girdi ve o zaman hak olan Kuran, haks?zl??a kabule vas?ta yap?ld?. Halifelik hile ile el de?i?tirdi. Ondan sonra bütün müstebit hükümdarlar dini hep alet edindiler. ?htiras ve istibdatlar?n? kabul ettirmek için hep ulema s?n?f?na ba?vurdular.
Gerçek ulema, dini bütün bilginler, hiçbir zaman bu müstebit taç sahiplerine uymad?lar. Onlar?n emirlerini dinlemediler, tehditlerinden korkmad?lar. Bu gibi ulema kamç?lar alt?nda dövüldü, memleketlerinden sürüldü, zindanlarda çürütüldü, dara?açlar?nda as?ld?. Lakin onlar yine o hükümdarlar?n keyfini dine alet etmediler. Fakat gerçek durumda bilgin olmamakla beraber, s?rf o kisvede bulunduklar? için bilgin san?lan, menfaatine dü?kün, haris ve imans?z bir tak?m hocalar da vard?. Hükümdarlar i?te bunlar? ele ald?lar ve i?te bunlar, dine uygundur diye fetva verdiler. ?cap ettikçe yanl?? hadisler bile uydurmaktan çekinmediler. ??te o tarihten beri saltanat taht?nda oturan, sarayda ya?ayan kendilerine halife nam? veren bask?c? hükümdarlar bu gibi hoca k?yafetli cahillere iltifat edip, onlar? himaye ettiler. Hakiki ve imanl? ulema her vakit ve her devirde onlar?n kinini çekti.
Böyle yapan halifelerinin ve din bilginlerinin arzular?na muvaffak olmad?klar?n? tarih bize misallerle izah ve ispat etmektedir. Art?k bu milletin ne böyle hükümdarlar, ne böyle alimler görmeye tahammülü ve imkan? yoktur. Art?k kimse böyle hoca k?yafetli sahte alimlere önem verecek de?ildir. E?er onlara kar?? benim ?ahs?mdan bir ?ey anlamak isterseniz; derim ki, ben ?ahsen onlar?n dü?man?y?m. Onlar?n menfi yönde
atacaklar? bir ad?m, yaln?z benim ?ahsi iman?ma de?il, o ad?m benim milletimin kalbine havale edilmi? kanl? bir hançerdir. Benim ve benimle hemfikir arkada?lar?m?n yapaca?? ?ey mutlaka o adam? tepelemektir."
Evet, y?llar önce ve ola?anüstü ?artlarda kullan?lm?? bu ifadeler Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ne kadar büyük bir kimli?e sahip oldu?unun ispat?d?r.
Yüce Atatürk’ün Hz. Muhammed'e duydu?u büyük sevgi ile birlikte Hz. Mevlana’n?n da fikirlerine duydu?u hayranl?k onun tüm hayat?n? ve icraatlar?n? etkilemi?, din konusundaki ifadelerine temel te?kil etmi?tir. Bir Konya ziyareti s?ras?nda söyledi?i ?u sözler Hz. Mevlana'ya gösterdi?i sevgi ve sayg?n?n delili gibidir: "-Ne zaman bu ?ehre gelecek olsam, içimde bir heyecan duyar?m. Hz. Mevlana dü?ünceleriyle benli?imi sarar. O çok büyük bir dahi, ça?lar? a?an bir yenilikçi..." Evet... Yüce Atatürk sahip oldu?u hayat görü?ünün kayna??n? i?te bu sözleriyle özetleyivermi?tir.
Çankaya kö?kündeki dil çal??malar? toplant?s?nda Konya Mevlevi Dergah? eski postni?inlerinden Veled ?zbudak Çelebi de davet edilmi?ti. Söz dönüp dola??p Hz. Mevlana’ya gelmi?, yüce Atatürk ?unlar? söylemi?ti:
"- Mevlana, Müslümanl??? Türk ruhuna intibak ettiren büyük bir reformatör... Müslümanl?k asl?nda geni? manas?yla ho?görülü ve modern bir dindir. Araplar onu kendi bünyelerine göre anlam?? ve tatbik
etmi?lerdir. S?cak bir iklimde oturan, suyu nadiren kullanan, genel bir hareketsizlik içinde ömür süren Badiye Araplar? için günde be? vakit abdest ve namaz, çok ileri seviyede bir ya?ama hareketidir. Hz. Muhammed insanlar? uyu?ukluktan harekete sevk etmi?tir. Sarp da?lar, yüksek yaylalarda at ko?turan, erimi? kar sular? ile y?kanan Türkler için abdest ve namaz çok tabii olmu?tur. Mevlevili?e gelince, o tamamen dönerek ayakta ve hareket ederek Allah’a yakla?ma fikri, Türk dehas?n?n en tabii ifadesidir."
??te Yüce Atatürk'ün ?slamiyet'e ?ekilcilik katarak onu as?l ruhundan uzakla?t?ranlara verdi?i en mükemmel mesajlardan birisi. O birçok kez dinin insanl?k taraf?ndan gerçek boyutlar?yla anla??lmad???n? belirtirken, Hz. Mevlana’n?n da yanl?? ve eksik yorumland???na da temas etmi?tir. Bir gün Konya milletvekili Naim Onat’?n sözde Mevlana'y? yermek istemesi üzerine Atatürk’ün söyledi?i ?u sözleri bugün bile üzerinde ibretle dü?ünülmesi gereken ifadelerdir:
"-E?er Mevlana’y? sizler gibi kavramak gerekirse, o büyük insan?n ruhu dertlenir, biz de belki bir sayg?s?zl?k göstermek zorunda kal?rd?k. Mevlana’y? ululu?uyla kavrayabilmek için medresenin dar kap?s?ndan geçmemi? olmak gerek."
Gazi Mustafa Kemal Pa?a Konya’ya yapt??? toplam dokuz ziyareti s?ras?nda her sefer önce Hz. Mevlana’n?n makam?n?n bulundu?u Türbe-i Saadeti ziyaret etmeyi ihmal etmemi?, tekke ve zaviyelerin i?levlerini tamamlamas? ve dolay?s?yla kapat?lmas? yönünde ç?kan yasa s?ras?nda Hz. Mevlana’n?n türbesini müze haline dönü?türerek tüm insanl?k alemine aç?k halde kalmas?n? sa?lam??t?r.
Bununla ilgili bilgiler 22 Aral?k 1987 y?l?nda yay?nlanan Hürriyet gazetesinde ç?kan bir haberde ?öyle dile getirilmi?tir: Atatürk, Konya'daki Mevlana Dergah? ve türbesini, Konya'ya ilk geli?i olan 3 A?ustos 1920 günü ziyaret etmi? ve bu ziyaretten pek etkilenmi?ti. Daha sonra ziyaretlerinde Mevlana Türbesini ziyaret etmeden Konya'dan ayr?lmam??t?r. 3 Nisan 1922 günü ziyaretlerinde, kendisi için aç?lan Sema meydan?nda haz?r bulunmu?, 22 Mart 1923 günü yapt??? ziyarette postni?in Abdülhalim Çelebi'nin davetlisi olarak dergahta yemek yemi?, Hz. Mevlana'n?n büyüklü?ü üzerine takdir ve hayranl?k dolu sözler söylemi?tir.
Cumhuriyet'in ilan?ndan sonra, tekke ve türbelerin kapat?lmas? haz?rl?klar? yap?l?rken, Ba?bakan ?smet ?nönü'ye "Mevlana Dergah? ve türbesinin kapat?lmayarak kendi e?yas? ile birlikte müze olarak düzenlenmesi ve ziyarete aç?lmas?" emrini vermi?tir. Bir süre sonra, Bakanlar Kurulu karar? ile dergah, müze haline getirilmi?tir.
Atatürk, 18 ?ubat 1931 günü Konya'ya 9'uncu defa geldi?i zaman, Konya'da 11 gün oturmu?, bu arada 21 ?ubat 1931 gününü tamamen art?k müze halinde ziyarete aç?k bulundurulan Mevlana Müzesi'nde geçirmi?tir.
Bu ziyaret s?ras?nda eski Konya Milletvekillerinden Fuat Gökbudak ve o günlerde Konya Azar-? Atika Müzesi müdürü olan Yusuf Akyurt'un ayr? ayr? anlatt?klar?na göre, Atatürk müze müdürünün odas?na girer girmez, niyaz penceresi üzerindeki rubaiyi görmü?, Farsçay? çok iyi bilen Hasan Ali Yücel'e tercümesini yapt?rm??t?r. Atatürk tercümedeki: "Ey keremde, yücelikte ve nur saç?c?l?kta güne?in, ay?n, y?ld?zlar?n kul oldu?u sen. Garip a??klar, senin kap?ndan ba?ka bir kap?ya yol bulmas?nlar diye öteki bütün kap?lar? kapanm??, yaln?z senin kap?n aç?k kalm??t?r." ibaresini i?itir i?itmez ?öyle demi?:
"Hz. Mevlana'n?n büyüklü?ü burada bir kere daha kendini gösterdi... Do?rusu ben, 1923 y?l?ndaki ziyaretim s?ras?nda, bu dergah? kapatmayal?m Müze olarak halk?n ziyaretine açal?m, diye dü?ünmü?; bir y?l sonra dergah ve tekkelerin kapat?lmas? kanunu ç?kar ç?kmaz ?smet Pa?a'ya Mevlana dergah? ve türbesini kendi e?yas? ile Müze haline getir emrini vermi?tim. Görüyorum ki, ?u okudu?umuz rubainin hükmünü yerine getirmi?im. Bak?n?z ne kadar mükemmel bir Müze olmu?..." De?erli tarihçi Cemal Kutay’?n ifadelerine göre, Mustafa Kemal’e emrindeki yard?mc?lar?n?n "Pa?am Hz. Mevlana’n?n makam?n? müze haline getirmeniz üzerine halk buraya ak?n etmeye ba?lad?. Bu bir sak?nca
do?urmas?n" demeleri üzerine Atatürk’ün verdi?i cevap ilginçtir:
"-E?er, Hz. Mevlana’y? hakk?yla tan?mak ve benimsemek için ziyarete gitmekte olduklar?na inansam öteki dergahlar?n da aç?lmas?n? sa?lard?m. Çünkü, Hz. Mevlana’y? tan?mak ve anlamak zaten di?er tüm tehlikeleri de ortadan kald?rmaktad?r."
Hz. Muhammed’in "Din nedir?" sorusuna verdi?i "Ahlak, ahlak, ahlak" cevab?na her dönemde çok ihtiyaç duydu?umuzu dü?ünerek Hz. Muhammed'in, Hz. Ali’nin, Hz. Mevlana'n?n ve Atatürk' ün ?u sözlerine dikkat çekmek istiyoruz:
"?lim Çin’de olsa gidip ö?reniniz."
Hz. Muhammed
"Hayatta en hakiki mür?it ilimdir."
Mustafa Kemal Atatürk
"Dünyada sevgiye dair ne varsa ben orada var?m,
sava?a dair ne varsa ben orada yokum."
Hz. Mevlana
"Yurtta Sulh, Cihanda Sulh"
Mustafa Kemal Atatürk
"Evlatlar?n?z? zamana göre yeti?tiriniz."
Hz. Ali
"Milletimi muas?r medeniyet seviyesinde görmek isterim."
Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk Bilgileri byAdnanoe ve ErgenekonDestani Sitesinden al?nm??t?r, Te?ekkürler.